MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, taraflar arasındaki bayilik ilişkisi sırasında davalıdan alınan mallar için çeşitli tarihlerde ödenmek üzere çekler verildiğini, daha sonra bayilik ilişkisinin sona erdiğini, verilen çeklerden 30/06/2007 tarih ve 5.000 TL bedelli çek dışında kalan diğer çeklerin ödendiğini, ilişkinin tasfiyesi sırasında sorunlu olan 5.764,03 TL bedelli malın iade faturası ile davalıya teslim edildiğini, davacının 5.764,03 TL alacaklı olduğu halde 30/06/2007 tarihli çekin iade edilmediğini belirterek davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çekin keşide tarihi itibariyle ticari ilişki kapsamında davalının çekin karşılığını talep etmekte haklı olduğunu, ileri tarihli çek keşide edilmesinin çeki vadeye bağlı kılmayacağını belirterek davanın reddine ve % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve hükme esas alınan 3.bilirkişi raporuna göre, davacının davalıdan aldığı mallar karşılığında nakden, mahsuben veya çek vermek suretiyle ödemeler yaptığı, en son alışverişin yapıldığı 09/03/2007 tarihinde davacının davalıya 13.627,50 TL borcunun bulunduğu, bu tarihten sonra davacının verdiği 2 adet 5.000 TL lik çek ve yine 7.766 TL lik mal iadesi mahsup edildiğinde 4.138,50 TL davacının alacaklı hale geldiği, her nekadar çekin iptali talep edilmiş ise de davacının davalıya yaptığı ödemeler kapsamında çekin de kayıtlarda yer aldığı, bu çek nedeniyle yapılan ödeme düşüldükten sonra borcun bilirkişi tarafından tespit edildiği, bu nedenle çekin iptalini gerektiren bir durumun olmadığı, başlangıçta menfi tespit davası olarak açılan davanın takibe konu çekin ödenmesi nedeniyle istirdat davasına dönüştüğü, davacının davalıdan 4.138,50 TL alacaklı olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takip dosyasında fazladan ödenen 4.138,50 TL nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, çek iptali talebinin reddine, çekin alışverişte borç ödemesi karşılığı verildiğinin ve borcun mahsubunda kullandığının tespitine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 04/05/2012 tarihli ek karar ile davacının temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
1-Davacı vekili, yerel mahkemenin ek kararına ve davalı vekilinin temyiz dilekçesine karşı düzenlediği temyiz dilekçesinde hükme ilişkin temyiz itirazlarını ileri sürmüşse de, sözkonusu dilekçe temyiz defterine kaydedilmemiş olduğu gibi, harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekmektedir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince, dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 08.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy