MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasındaki sözleşmenin rekabet kurulunun tebliğ ve kararları doğrultusunda öngürülen zamandan önce 18.09.2010 tarihi itibari ile 2002/2 sayılı tebliğ ile öngörülen grup muafiyeti dışında kalarak sonlandığı. bu nedenle davalının gerçekleşmeyen anlaşma sürelerine ilişkin olmak üzere peşinen sağladıkları kazanımlar ve bu kazanımların semerelerini faizleri ile birlikte müvekkili şirkete iade etme yükümlülüklerinin bulunduğunu, taraflar arasındaki dikey anlaşmanın tesis edildiği tarihte öngörülen süresinden daha erken bir tarihte sonlanması nedeniyle istasyon zemin betonu, istasyon bina inşaatı ve bunlarla sınırlı olmamak üzere ayrılmaz parça niteliğindeki yapıların ödeme kalemlerinden geçersiz kalan bakiye süreye isabet eden kısmının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle yetkisizlik itirazında bulunmuş, bununla birlikte davacı ile müvekkili arasında hukuki ilişkinin 04.11.2004 tarihli 5 yıl süreli istasyon bayilik sözleşmesi ile başladığını, sözleşmenin sona erme tarihinin 04.11.2009 olduğu, müvekkilinin faaliyet gösterdiği taşınmazlar üzerine davacı lehine 10.03.2005 tarihinde 18 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin sona erme tarihi olan 04.11.2009 tarihi itibari ile taraflar arasında kurulan intifa sözleşmesinin de sona erdiği, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı, davacı tarafın 04.11.2004 tarihli sözleşmeden doğan herhangi bir talep hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, cevap ve toplanan deliller doğrultusunda bahsedilen Rekabet Kurulu Kararı kapsamında söz konusu sözleşmelerin geçersiz hale geleceğinden bahsedilmediği, buradaki amacın rekabetin korunması ve geliştirilmesi olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin başlangıcından beri geçersiz hale gelmesi ve batıl olmasının söz konusu bulunmadığı. Kurul kararına uymama yaptırımının idari bir yaptırım olan grup muafiyetinden yararlanamamak olduğu yapılan yatırımların işletmenin gereği olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 15.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy