MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin incelenmesi sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı talebin reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde ihtiyati haciz isteyen vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
İhtiyati haciz isteyen vekili, taraflar arasındaki akaryakıt satışına ilişkin sözleşmenin 8. maddesindeki muacceliyet anlaşması uyarınca vade tarihi 31.12.2014 olan bononun muaccel hale geldiğini, borçluların sözleşmeyi imzaladıkları tarihten önce iflas erteleme talebinde bulunmak üzere ortaklar kurulu kararı aldıklarını, kötüniyetli davranarak mal kaçırdıklarını belirterek ihtiyati haciz isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, iflasın ertelenmesi talebinde bulunulmasının alacakların haklarını hile ile ihlal etme veya onları zarara uğratmak girişimi olarak kabul edilemeyeceği, borçluların hileli işlemler yaptıklarına dair belge sunulmadığı, İİK’nun m.257/2’deki şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiş, kararı ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
İhtiyati haciz istemi hem temel ilişkiye hem de bonoya dayalıdır. Türk Borçlar Kanunu’nun 133’üncü maddesine göre, “Yeni bir borçla mevcut bir borcun sona erdirilmesi, ancak tarafların bu yöndeki açık iradesi ile olur. Özellikle mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni bir alacak senedi ya da yeni bir kefalet senedi düzenlenmesi, tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça yenileme sayılmaz.” Mahkemece anılan kanun hükmü gözetilip, taraflar arasındaki temel ilişki bakımından da bir değerlendirme yapılarak alacağın varlığına kanaat getirilmesi hâlinde ihtiyati haciz kararı verilmesi, aksi hâlde istemin reddedilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.