MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, dava dışı … Ltd.Şti. ile davalı arasında yapılan protokol gereğince davalıya ödenmeyen bonoya karşılık 21.950.TL bedelli yeni bir bono ile üç adet fatura karşılığı 10.786,40.TL bedelli başka bir bono verildiğini, müvekkilinin bu protokolde taraf olmamasına rağmen bonoyu davalının isteği ile imzaladığını, müvekkili ile davalı arasında doğrudan ilişki olmadığını ayrıca mahkemeye sunulan bono örneklerinde müvekkilinin isminin olmadığını belirterek müvekkilinin takibe konu bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıdan ticari iş karşılığı aldığı bonoların ödenmemesi üzerine yeniden takibe konu bonoların alındığını, davacının iddialarının soyut olduğunu, bono üzerine sonradan isim yazılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, cevap ve toplanan deliller doğrultusunda dava dışı şirket tarafından keşide edilerek davalıya verilen bonoların davacı tarafça kefil sıfatıyla imzalandığı, davacının imzasının inkar edilmediği, dolayısıyla davacının kefil sıfatıyla bono bedelinin ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 20.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.