MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili Av.... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı davalılardan ...'ün lehdar diğer davalı ...'un ciroyla hamil bulunduğu ve kendisinin keşideci olarak yer aldığı 13.000 TL tutarlı bonoya dayalı şekilde davalı ... tarafından aleyhine takip başlatılmış ise de keşideci sıfatıyla atılan imzanın kendisine ait olmadığını belirterek senedin sahteliğinin tespitiyle senetten dolayı davalılara borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sırasında davacı vekilince %40 oranında tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece; davacının şikayeti üzerine davalıların resmi belgede sahtecilik suçundan yargılandıkları ceza davasında aldırılan rapora göre bonodaki keşideci imzasının davacıya ait olup olmadığının saptanmadığı gözetilerek ve davalıların kötüniyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacının takibe dayanak yapılan 13.000 TL tutarlı bonodan dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, 13.000 TL'nin %40'ı oranında tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece; hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporu davalıların resmi belgede sahtecilik suçundan yargılandıkları Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/952 E – 2008/836 K. sayılı dosyasında aldırılmış ise de ceza mahkemesi kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılmadan hüküm oluşturulduğu görülmektedir. Bu durum karşısında mahkemece, ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönün gözetilmemesi ve böylece eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, hükmün gerekçesinde somut olay bakımından kötüniyet tazminatına hükmedilmemesi gerektiği belirtildiği halde, hüküm bölümünde davalılar aleyhine %40 tazminata hükmedilmesi nedeniyle hüküm gerekçesiyle hüküm kısmı arasında çelişki yaratılmış olup bu husus HUMK 388 (HMK 297) madde hükmüne aykırılık oluşturduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılardan ... yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy