MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davacının komisyon ücreti talebi yönünden davanın kabulüne, bakiye asıl alacak ve işlenmiş faiz yönünden menfi tespit talebinin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; davalı tarafından müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, söz konusu senedin ticari ilişki kapsamında dava dışı ... Trafo Sist. Elek. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye verildiğini, anılan dava dışı şirketin de senedi ciro yoluyla davalıya devrettiğini, ancak müvekkili tarafından senet bedelinin dava dışı şirkete ödendiğini, yapılan ödemenin daha sonra davalıya gönderildiğini belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile senedin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; takip konusu senet nedeniyle müvekkiline yapılan herhangi bir ödemenin olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; davalı ... Elek. Tic. San. A.Ş.'nin ciro yoluyla bononun hamili olduğu, TTK.'nın 599. maddesi uyarınca keşideci konumundaki davacının senedin lehdarı olan dava dışı şirketle aralarında mevcut olan kişisel def'ileri müracaatta bulunan hamile karşı ileri süremeyeceği, davacının hamilin senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunu kanıtlayamadığı gibi davalıya senet nedeniyle ödeme yaptığını da kanıtlayamadığı, davalı asilin teklif olunan yemini usulüne uygun eda ettiği, ayrıca takipte talep edilen binde 3 komisyonun yasal bir dayanağının olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununun (HUMK) 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19. maddesiyle HUMK’ya eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2012 yılı için 1.690-TL’dir.
Davalı vekilince temyize konu edilen miktarın 33,00 TL olması nedeniyle 18/07/2012 tarihli karar davalı yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da verilebileceği nazara alınarak davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 24.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.