MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın ipatli davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin .... İcra Müdürlüğü'nün 2009/4075 E sayılı icra takip dosyası sebebiyle karşı tarafa borçlu olmadığının tespiti amacıyla menfi tespit davası açtığını, sonuç olarak .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/321 esas, 2010/699 karar sayılı ilamı ile müvekkilinin .... İcra Müdürlüğü'nün 2009/4075 esas sayılı takip dosyası sebebiyle bankaya hiçbir borcunun olmadığının tespit edildiğini, bu kararın kesinleştiğini, müvekkilinin davalı banka aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2012/327 esas sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalı bankanın icra takibine itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, borçlunun % 40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, davalının ödemekli yükümlü olduğu faizin yıllık % 27 olarak belirlenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/321 esas, 2010/699 karar sayılı dosyasının menfi tespit davası olduğunu, hükmün tespit niteliğinde olduğunu, eda hükmü içermediğini, yargılama sırasında davacı tarafın icra takibinin durdurulmasını dahi istemediğini, kesinti miktarlarını mahkemeden talep etmediğini, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 29/04/2004 tarihli ve 2004/6332 esas, 2004/10652 karar sayılı ilamına göre de, talebin kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca faiz talebinin de fahiş olduğunu, karşı tarafın kötü niyetli olduğunu bildirerek davanın reddi ile kötüniyet tazminatı istemiştir.
Mahkemece, .... İcra Müdürlüğü'nün 2009/4075 esas sayılı takip dosyasında borçlu ...'ndan yapılan toplam kesintinin ....333,00 TL olduğu, oysaki ...'nun Fortis Banka (T.E.B Bankasına), böyle bir borcunun olmadığının .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararı ile tespit edildiği, borçlu ...'nun kesinleşen mahkeme kararı üzerine yapılan kesintilerin tahsili için banka aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2012/327 esas sayılı takip dosyası ile takibe geçtiği, takipteki faiz miktarının alınan bilirkişi raporuna ve mahkeme kabulüne göre gerek 3095 sayılı yasanın .... maddesi gereğince, gerekse ... hakkında yapılan kesintilerin banka tarafından % 27 olarak hesaplanmış olması sebebiyle geriye rücuunda bu oran üzerinden olması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, ... ....İcra Müdürlüğü'nün 2012/327 esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacak üzerinden (....333,00 TL) % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olup, mahkeme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili icra dosyasına sunduğu 24/01/2012 tarihli dilekçesinde bir miktar takip alacağından vazgeçtiklerini bildirmiştir. Mahkemece bu vazgeçme dilekçesi gözetilmeden inceleme ve değerlendirme yapılarak hüküm oluşturulması doğru olmadığı gibi, icra takibinde takip tarihinden itibaren % ...,75 oranında avans faizi istenilmiş olmasına rağmen hükmün gerekçe bölümünde % 27 oranında faiz istenebileceği belirtilip, hüküm kısmında ise takip talebindeki koşullarla takibin devamına denilmekle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılması da usul ve yasaya aykırıdır.
İİK'nun 72. maddesi uyarınca davacı lehine menfi tespit hükmüne ilişkin ... .... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../09/2010 tarih, 2009/321 esas ve 2010/699 karar sayılı kararı kesinleşmiş olup, o davada ödeme sebebiyle dava yasal olarak istirdada dönüştüğü halde istirdada hükmedilmemiş olması nedeniyle davacının borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kalmasından dolayı böyle bir talepte bulunabileceği gözetilerek iddia ve savunma çerçevesinde yukarıdaki hususlar da gözetilmek suretiyle araştırma ve inceleme yapılarak takipten sonrası için takip talebinde belirtilen oranı aşmamak üzere değişen oranlarda avans faizine hükmedilmesi hususu da gözetilerek uygun sonuç dairesinde bir hüküm oluşturulması gerekirken, mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, ........2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.