MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacılar; davalıdan satın alınan kamyon bedeline karşılık bir takım senetlerin keşide edilerek teslim edildiğini sonrasında aracın ayıplı olduğunun anlaşılması üzerine davalıya iade edilmesine rağmen bedelsiz hale gelen senetlerin iade edilmediğini bunlardan 5.000 TL tutarlı bir adedinin davalı yanca aleyhlerine takibe konu edildiğini belirterek takibe konu yapılan senetle diğer 38.000 TL tutarındaki senetlerden dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; iki yıllık zamanaşamı süresinin dolduğunun ve bonolarda kefil olarak yer alan ...'in vefatı üzerine mirasçıları bulunan ... ve ...'in mirasın reddine dair açtıkları davanın kabul edilip kesinleştiğini ve böylece bu mirasçıların husumet ehliyetinin bulunmadığını bildirerek satıma konu aracın ayıplı olmayıp davacıların hatalı kullanımından dolayı arızalandığını, müvekkilinin tamirat bedelini ödeyerek arızayı giderdiği halde davacıların teslim almadığını işte davaya konu bononun bu tamirat bedeline karşılık takibe konulduğunu, diğer bonoların ise tamamının davacılara iade edildiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davaya konu bonoda kefil olarak yer alan ... mirasçılarınca açılan mirasın reddi davasının kabul edilerek yargılama sırasında kesinleştiği ve böylece mirasçıların aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gibi BK. 207. maddesi uyarınca gizli ayıp halinde malın tesliminden itibaren bir yıllık süre dolmasına rağmen zamanaşımı süresinden çok sonra dava açıldığı gerekçesiyle davacılar ... ve ...'in açtığı davanın, aktif husumet yokluğundan, davacı ...'in açtığı davanın ise zamanaşamından reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında ... plakalı 1991 model kamyonun davalı yanca davacıya satıldığı, bunun karşılığında bonolar verildiği dosya içeriğiyle sabittir. Karayolları Trafik Kanunu'nun 20/d maddesi hükmü uyarınca trafikte kayıtlı araçların satışlarının noterden resmi şekilde yapılması gerekir. Aksi halde satış geçersiz olup taraflar aldıklarını iade etmekle yükümlüdür. Somut olayda resmi şekilde yapılmayan harici satış işlemi geçersiz olduğundan herkes aldığını iadeyle sorumlu olacaktır.
Ne varki davalı yan takibe konu bononun kamyona yapılan tamirat karşılığı alındığını söylemiştir. Bu durumda bir an için bu savunmaya itibar edilecek olsa bile davalının bu savunmasını usulüne uygun delillerle kanıtlamalıdır. Bir başka deyişle ispat yükü davalıda olup bononun satıma konu aracın tamirat bedeli olarak verildiği savunmasını kanıtlamalıdır.
Mahkemece açıklanan bu yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelemesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy