MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacılar vekili, davalı bankaya teminat amacıyla verilen bononun takibe konulduğunu, müvekkillerinin 3.288,01 TL anapara borcu olup, fazla talepte bulunduğunu iddia ederek takibe konu senetten dolayı müvekkillerinin 7.211,99 TL (anapara) borcu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacı ...'a diğer davacının kefaleti ile müvekkili bankaca genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmediğini, hesabın kat edildiğini, dava konusu senedin teminat senedi olmayıp, ödeme için verildiğini davacıların kendilerine tebliğ edilen ödeme emri ve borca itirazda bulunmadıklarını, yaptıkları ödemede herhangi bir ihtirazi kayıt da ileri sürmediklerini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre 4.288,01 TL ticari kredi ve çek kredi hesabından kaynaklanan asıl alacak ve 4.000,00 TL bakiye çek teminatı miktarı yönünden davacıların borçlu oldukları, 2.211,99 TL asıl alacak yönünden borçlu olmadıkları, icra takibine konu 4.000,00 TL bakiye çek teminatı miktarının davalı tarafça gayrinakdi kredi gösterilerek faiz getirisi olmayan bir hesapta depo edilmesi, davacı tarafça takipten sonra yatırılan miktarın icra dosyasında infaz sırasında değerlendirilmesine, davalının tazminat isteminin koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporları yeterli araştırma ve incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Bu durumda mahkemece tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, taraflar arasıdaki sözleşme hükümleri de gözetilerek konusunda uzman yeni bir bilirkişiden ayrıntılı ve Yargıtay denetimine uygun bir rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy