Davacı ... vek. Av. ... ile davalılar 1- ... 2-... 3- ... 4- ... vek. Av. ... aralarındaki menfi tespit davası hakkında Yatağan Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 29.03.2013 gün ve 2006/245 E. - 2011/832 K. Sayılı hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, davacının keşideci olduğu davalıların murisi ...’ın lehtarı bulunduğu 10.07.1997 tanzim 01.08.2005 vadeli 25.000,00 TL. lik bono ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili, bononun davalıların murisine boş olarak verildiğini, ihdas nedeninin belirtilmediğini, murisin sağlığında bonoyu kaybettiğini belirttikleri ölümden sonra bononun davalıların eline geçtiğini iddia etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin murisi ile davacının iyi arkadaş olduğunu, murisin sağlığında müvekkillerine kendisinin davacıdan alacaklı olduğunu da söylediğini, davacıların iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini belirterek davanın reddine ve tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bononun arkasında belirtilen ödemelerde düşüldükten sonra davacının iddiasının yazılı delil ile kanıtlanamadığından davanın kısmen kabulüne, davacının 25.000,00 TL.lik bononun 256.50 TL.lik kısmı ile borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkeme hükmü Dairemizin 18.12.2012 tarihli kararı ile onanmış olup bu karara karşı taraflarca karar düzeltme yoluna başvurulmadığından mahkeme hükmü 13.02.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı vekili iş bu karar kesinleştikten sonra 29/03/2013 tarihli dilekçesi ile; iş bu davanın yargılanmasında tedbir talepleri doğrultusunda mahkemece teminat karşılığı taleplerinin kabulüne karar verilmiş olduğunu, mahkemece belirtilen teminatın banka teminat mektubu olarak dosyaya ibraz edildiğini, iş bu davanın kesinleşmiş olduğunu, HMK.'nun 392/2 maddesi gereği karşı tarafın yasal süre içerisinde tazminat davası açmadığını, tüm bu sebeplerle yatırmış oldukları teminatın taraflarına iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacı vekilinin talebi ile ilgili olarak dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 29.03.2013 tarihli Ek karar ile; Dava konusu icra takibinin, tedbiren durdurulduğu ve tedbiren durdurulması nedeniyle, davacının % 40 icra inkar tazminatına mahkum edildiği, ilgili kararın kesinleştiği anlaşılmakla, İİK'nun 72/4 maddesi gereğince, takdir olunan icra inkar tazminatının, teminattan alınacağının hüküm altına alınmış olması nedeniyle ve 26.03.2013 tarihinde, inkar tazminatı tahsili için başlatılmış olan 2013/432 E. sayılı icra takip dosyasından, dosyadan borçlu ... alacaklarına haciz konulduğu anlaşılmakla, talebin reddine karar verilmiş, ek karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Somut olayda davacı vekili, bonoya dayalı olarak açmış olduğu menfi tespit davasında İİK'nın 72/3. md. gereği takibin durdurulmasını talep etmiş, mahkemece takip miktarının %20'si oranında teminat karşılığı icra veznesine yatan paranın davalı-alacaklıya ödenmemesi hususunda 15.09.2006 tarihli ihtiyati tedbir kararı verilmiş, bu karar dava konusu icra dosyasına 29.06.2009 tarihinde bildirilmiş, yapılan yargılama sonunda davanın kısmen reddine, takip ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmuş olduğundan davalı lehine %40 kötü niyet tazminatına karar verilmiş, bu karar Dairemizce onanmış olup taraflarca süresinde karar düzeltme yoluna gidilmediğinden 13.02.2013 tarihinde kesinleşmiş, davacı kararı kesinleştikten sonra ihtiyati tedbir kararı alabilmek için vermiş olduğu 6400 TL. değerindeki teminat mektubunun HMK'nın 392/2. md. gereği iadesini istemiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi ihtiyati tedbirin sonuçlarına ilişkin olup temyize konu ek karar niteliği itibariyle tek başına temyizi kabil kararlardan olmadığından davacı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmektedir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece redde dayalı ek karara ilişkin davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy