MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı menfi tespit-tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-k.davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... Petrol Ür. San. ve Tic. A.Ş. arasında 13.03.2006 tarihli (5) yıl süreli tüplü bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalının 03.09.2009 tarihinde, müvekkilince verilen 30.000 TL’lik teminat mektubunu haksız yere nakde çevirdiğini, 30.09.2009 tarihinde müvekkilinin gaz dolumu için gittiğinde kendisinin tesis müdürü olduğu söyleyen ...’ın sözleşmenin feshedildiğini, bu nedenle gaz atışı yapmadıklarını beyan etmesi üzerine sözleşmenin feshinden müvekkilinin haberdar olduğunu, sözleşmeye aykırılık teşkil eden bu durumun noter aracılığıyla tespitini yaptırdıklarını, davalının 04.09.2009 tarihli fesih ihtarında müvekkilince aylık 8 ton lpg alım taahhüdünün yerine getirilmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğinin, cezai şart talep edildiğinin ve teminat mektubunun nakde çevrildiğinin bildirildiğini, fesih ihtarından önce teminat mektubunun nakde çevrilmesinin doğru olmadığını, ... bölgesinde doğalgaz hattının yayılması neticesinde müvekkilinin satışlarının düştüğünü, bu nedenle müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, öte yandan müvekkilince davalıya verilen beş adet teminat çekinden üçünün vadesi geldiği için ödendiğini, sözleşmenin feshi nedeniyle diğer iki adet çekin teminat niteliğini kaybettiğini belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, 5 Nisan 2010 tarihli 8.000 TL ve 5 Nisan 2011 tarihli 8.000 TL bedelli çeklerin iptaline, haksız olarak nakde çevrilen teminat mektubu bedeli 30.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmede aylık 12 ton olarak kararlaştırılan asgari alım taahhüdünün 24.08.2007 tarihinde imzalanan ek protokolle 8 tona indirildiğini, davacının lpg alımının giderek azaldığını, 25.02.2009 tarihli ihtarname ile davacının uyarıldığını, teminat mektubunun davacının müvekkiline karşı senetli, senetsiz asaleten doğmuş ve doğacak her türlü borçlarının 30.000 TL’sine kadar olan kısmını garanti ettiğini, bu hususun teminat mektubu metninde de yer aldığını, teminat mektubu nakde çevrilerek davacının tüm borçlarının kapatıldığını, dava dilekçesinde belirtilen çeklerin hukuken geçerliliğini kaybettiğini, bu çekleri iadeye hazır olduklarını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşmenin 21.4 maddesi uyarınca kar mahrumiyeti, 22.2 maddesi uyarınca da cezai şart ödemesi gerektiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000 TL kar mahrumiyeti ile 4.000 TL cezai şartın avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının sözleşmedeki asgari alım taahhüdüne riayet etmediği, davalının feshinin haklı olduğu, davalının teminat mektubunu nakde çevirmesinin hukuka aykırı olmadığı, dava konusu iki adet çek bedelinin teminat mektubundan tahsil edildiği davalı yanca beyan edildiğinden söz konusu iki çekin davacıya iadesi gerektiği, davalı-karşı davacının sözleşmenin feshinden sonraki (3) aylık süre içerisinde yeni bayi bulunup faaliyete geçebileceğinden (3) aylık süre için kâr kaybı toplamı 57.999,84 TL’nin istenebileceği, sözleşmenin 22/2 maddesi uyarınca da 13.274,40 TL cezai şart talep edilebileceği, davalının teminat mektubunun 14.000 TL’sini de cezai şart-kar mahrumiyeti açıklaması ile davacıya fatura ettiğinden her bir kaleme eşit ve hakkaniyete uygun olarak 7.000 TL cezai şart, 7.000 TL kar mahrumiyetini teminat mektubundan mahsup ettiğinin kabul edildiği, cezai şart tutarının 13.274,40 TL olmakla davalının karşı davada talep ettiği 4.000 TL cezai şartla birlikte toplam 11.000 TL cezai şart talebi hesaplanan tutarın altında kaldığı, yine teminat mektubundan mahsup ettiği 7.000 TL’ye ilave olarak 4.000 TL kar mahrumiyeti talebi ile birlikte toplamda 11.000 TL kar mahrumiyeti isteminin yerinde görüldüğü gerekçesiyle asıl davada teminat mektubu bedelinin tahsili talebinin reddine, dava konusu iki adet çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, çeklerin davacıya iadesine, karşı davanın, davacı-karşı davalı ... hakkında kabulüne, 4.000 TL cezai şart 4.000 TL kar mahrumiyeti alacağının ...’den tahsiline, karşı dava ancak davacıya karşı açılabileceğinden ... hakkında bir hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı-karşı davacı, açtığı karşı davasında talep ettiği cezai şartı sözleşmenin 22.2 maddesine dayandırmıştır. Sözleşmenin anılan maddesi, “Bayi, mücbir sebepler dışında, süresinden önce bayilik sözleşmesini tek taraflı olarak feshederse, ticareti terk ederse ve/veya sözleşmenin 5. maddesindeki hükümlere aykırı davranırsa sözleşmede mündemiş diğer tazminat ve cezai şartlar haricinde bayi, sözleşmenin fesih tarihindeki 15 ton LPG’nin ana depo satış fiyatı kadar bedeli cezai şart olarak ...’a ödemeyi peşinen kabul, beyan ve taahhüt etmiştir.” şeklindedir.
Görüleceği üzere anılan bu maddede düzenlenen cezai şartın talep edilmesi belli şartlara bağlanmıştır. Bu şartlar içerisinde kotayı doldurmama şartı yoktur. Mahkemece açıklanan bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı karşı davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy