MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan alınan hayvan ürünleri nedeniyle faturalarla toplam 4.439,68 TL borçlandığı için 15.08.2008 vade tarihli 5.000,00 TL bedelli senedi verdiğini, bu senede dayalı olarak girişilen İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2008/16476 sayılı takipte ödemeler yapılmasına rağmen davalının haksız olarak 11 faturaya dayanarak İzmir 20. İcra Müdürlüğü'nün 209/3345 sayılı takibe giriştiğini bu faturaların açık fatura olduğunu müvekkilinin 4 fatura toplam 4.439,68 TL dışında başka borcunun bulunmadığını, davalının dava dışı ...'a verdiği malların faturasını da müvekkili adına kestiğini ileri sürerek müvekkilinin borcunun olmadığının tespiti ile %40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, icra takibinin dayanağı 11 faturanın dördünden davacının borçlu olmadığı, kalan 7 faturadan borçlu olduğu gerekçesi ile davacının davalıya İzmir 20.İcra Müdürlüğü'nün 2009/3345 sayılı icra dosyasından dolayı 7.569,69 TL ana para borcu olduğuna bunun haricinde borcu olmadığının tespitine, belirtilen ana paraya icra takibinden sonra yasal faiz uygulanacağına, fazla talebin reddine, tazminat talebinin yerinde olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davanın temelini oluşturan icra takibi 11 adet faturaya dayalı olarak yapılmıştır. Davacı bu faturalardan defterine kaydetmiş olduğu 4 tanesi ile ilgili borcu kabul etmiş bunlar dışındaki diğer 7 adet faturalarda yazılı miktarlarda borçlu olmadıklarını ileri sürerek iş bu menfi tespit davasını açmıştır.
Davacının kabul etmediği 7 adet fatura kendi defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi bu faturalar kapsamındaki mallara ilişkin sevk irsaliyelerinin bulunmadığı da dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Kural olarak akdi ilişkinin inkarı halinde fatura düzenlenmesi tek başına akdi ilişkinin varlığına kanıt oluşturmaz. 4 adet irsaliyesiz faturanın davacı defterine kaydedilmiş olması, uyuşmazlığa konu, davacı defterine kaydedilmeyen diğer 7 adet fatura kapsamındaki malların da davalı tarafından davacıya satılıp teslim edildiği sonucunu doğurmaz. Bu durumda mahkemece davacı tarafından kabul edilmeyen ve ticari defterlerine işlenmeyen dava konusu 7 adet fatura kapsamındaki malların davacıya teslim edildiğinin ispat külfetinin davalı alacaklıda olduğu ve davalının bu hususu yazılı delille kanıtlamak zorunda bulunduğu gözetilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy