MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacılar vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yapılan anlaşma gereğince, davalı şirketten alınacak mallar karşılığında müvekkilleri tarafından bonoların, meblağ ve vade bölümleri yazılı olarak imzalanarak davalı şirkete verildiğini, ancak bonoların alacaklı bölümüne davalılardan şirket ortağı ...'un ismi yazılarak şirkete ciro edilmiş gibi yapılarak Bakırköy 10. İcra Müdürlüğü'nün 2010/5450 sayılı dosyası ile müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin müvekkile teslim etmesi gereken malları teslim etmediğini, müvekkillerinin bu bonolardan dolayı davalılara borcunun olmadığını belirterek, müvekillerinin davalılara 30/03/2010,30/04/2010 ve 30/05/2010 vade tarihli 4.850,00 TL bedelli bonolar nedeni ile borçlu olmadıklarının tespitine, dava konusu bonoların iptaline, takibin durdurulmasına ve lehlerine tazminata karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Birleştirilen Büyükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/602 esas sayılı dava dosyasında ise davacılar vekili, davalı şirketten alınacak mallar karşılığı, müvekkilleri tarafından bono verildiğini, davalı şirketin anlaşma gereği teslim etmesi gereken malları teslim etmediğini, bononun ellerinde kalması sebebiyle müvekkillerinin 4.850,00 TL bedelli, 07/12/2009 düzenleme tarihli, 28/02/2010 vade tarihli bono nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, bononun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, öncelikle davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemenin Bakırköy Mahkemeleri olduğunu, aynı zamanda tarafların tacir olması nedeniyle iş bölümü olarak davanın Bakırköy Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, ayrıca davacının müvekkili şirketten aldığı mal karşılığında çek verdiğini, bu çekin karşılıksız çıkması üzerine davacı ile borç yapılandırmasına gidilerek her biri 4.850,00 TL bedelli 6 adet bono alındığını, bu bonoların bedellerinin vadesinde ödenmemesi nedeniyle takip başlattıklarını, davacının kötü niyetli olduğunu bildirerek, davacıların davasının reddine, müvekkilleri lehine % 40'dan aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, her iki şirket arasında süre gelen ticari ilişki bulunduğu, bu ticari ilişkiye istinaden davacı şirket tarafından davalı şirkete ... Bank Ankara Şubesi'nin 30/11/2009 keşide tarihli 25.000,00 TL tutarlı müşteri çekinin verildiği, bu çekin sahte çıktığının anlaşılması üzerine çekin iade edilip yerine dava konusu bono senetlerinin alındığı, esasen kambiyo senedi olan bononun illetten mücerret olduğu, bu bonoların sipariş mal nedeniyle verilip malın teslim edilmediği hususunu ispat külfetinin davacı tarafa ait olduğu, bilirkişi raporunda ticari defterlere göre davacının davalıya 3,64 TL borcunun bulunduğu ve senetlerin defterlere işlenmediği belirtilmiş ise de, söz konusu senetlerin ödeme aracı olan çek iade edilmek suretiyle davalı tarafça alındığı, dolayısıyla karşılıksız olduğu hususunun ispatlanamadığı, mahkemece verilen ihtiyati tedbire rağmen teminat yatırılmadığından ve tedbir uygulanmadığından davalı tarafın alacağını tahsil ettiği gerekçesiyle, davacıların davasının reddine, davalı yararına tazminat takdirine yer olmadığına karar verilmiş olup, mahkeme kararı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 09.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.