MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av.... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin bir çalışanı olan ...’nın aralarındaki hukuki ilişki nedeniyle düzenleyip davalıya verdiği, üç adet bononun takibe konulduğunu ve bonoda borçlu olarak yer alan müvekkili şirket yetkililerinin de zamanında takibe itiraz etmemesi nedeniyle takibin kesinleştiğini, takip sırasında haczedilen menkul malların satışı aşamasına gelinmesi üzerine müvekkilinin 25.01.2010 tarihinde borcun tamamını icra dosyasına ödediğini, davalının bonoları takibe koyarken borçlu hanesine müvekkili şirketin adını ilave ettiğini, şirket çalışanlarının dikkatsizliği sonucu takibin kesinleştiğini belirterek takip nedeniyle ödenen 23.836 TL.nin davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkiline borcu olduğunu, davayı kabul etmediklerini, zamanında takibe itiraz etmediklerini, iş bu istirdat davasını da dava açma süresinin son gününde açtıklarını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, ...’nın davacı çalışanı olup, şirketi temsile yetkili olmadığı, takip konusu bonolardaki imzaların davacı şirketi temsile yetkili olan ...’nin eli mahsulü olmadığı, bu durumda davacının takibe konu bonolar nedeniyle sorumlu tutulamayacağı gerekçeleriyle davanın kabulüne, 23.835.57 TL.nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, 25.01.2010 tarihinde İcra Müdürlüğüne başvurmuş ve “…dosya hesabı yapılsın, biz borcun tamamını ödemek istiyoruz”şeklinde beyanda bulunarak bu beyanın altını imzalamıştır. Yine aynı gün, dosya borcunun tamamı olan 23.836 TL.İcra Müdürlüğü hesabına yatırılmıştır.
Davacı vekilince gerek yukarıda anılan beyanı sırasında gerekse yapılan ödeme sırasında ihtirazi kayıt ileri sürülmediği anlaşılmaktadır. Dava konusu para ödenirken muhataba duyurulmak üzere ihtirazi kayıt ileri sürülmesini önleyen kanuni bir engel yoktur.
Davacının ihtirazi kayıt ileri sürmeden parayı ödemiş olması geri alma davası açma hakkı vermez. Mahkemece açıklanan bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 990.00.TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy