MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vek. Av. ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, takibe konu senet altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, senet nedeniyle müvekkilinin, davalıya borcu bulunmadığını, davalının yaptığı takiple müvekkiline ait olmayan ebeveynlerine ait evde haciz ve muhafaza işlemi yaparak, müvekkiline ait olmayan eşyaları haczedip muhafaza altına aldırdığını, satış işleminin saatinden önce yapılması nedeniyle satışa iştirak edilemediğini, malların düşük değerlerle haczedilip satıldığını, malların gerçek değerinin 25.000 TL olduğunu, müvekkilinin maddi ve manevi olarak zarara uğradığını iddia ederek icra takibinden dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptaline, müvekkiline ait olmayan malların satışından dolayı satılan malların aynen yoksa bedeli 25.000 TL’nin ve 10.000 TL manevi tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre; icra takibine dayanak yapılan 11.11.2008 tanzim, 13.12.2008 vade tarihli 25.000 TL meblağlı senetteki imzanın davacının eli mahsulü olmadığı, bu itibarla senetten sorumlu tutulamayacağı, söz konusu takip dosyasında haksız haczedilerek satılan menkul malları nedeniyle davacının maddi zararının 4.330,00 TL olduğu, davacının borçlu olmadığı senetten dolayı haksız icra takibi ve haciz işlemine maruz kalması, haciz sırasında menkullerinin haczedilerek satılması nedeniyle duyduğu sıkıntı ve üzüntü, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın zenginleşme amacını gütmeyip manevi huzur duygusunu tatmin amacına yönelik bulunduğu hususları göz önüne alınarak takdiren 6.000,00 TL manevi tazminatın hüküm altına alınmasına karar verildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava dilekçesinde, davacının annesinin evinde haksız haciz yapıldığı ve haczedilen malların satıldığı, başka bir anlatımla haczedilen malların davacıya ait olmadığı iddia edilmiştir. Bu durumda mahkemece haksız haciz nedeniyle uğranılan zararın muhatabı davacı olmayıp, davacının annesi olduğundan bundan dolayı maddi ve manevi tazminat davası açma yetkisi davacının annesine ait olup, davacının maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden aktif dava ehliyeti bulunmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddi ile (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy