MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde temlik alacaklısı ... Varlık Yönetimi A.Ş.vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; dava konusu çeklerin bankaya süresinde ibraz edilmesinden sonra davalı tarafından devraldığını, ibrazdan sonraki ciro nedeniyle davalının alacağı temlik alan konumunda olduğunu, davalının temlik alacaklısı olması nedeniyle dava dışı lehdara karşı ileri sürülebilecek def'ilerin davalıya karşı da ileri sürülmesinin mümkün olduğunu, çeklerin dava dışı lehdardan alınacak mallar karşılığında verildiğini, ancak dava dışı lehdar tarafından davacıya herhangi bir mal teslimi yapılmadığını, bu nedenle çeklerin bedelsiz kaldığını belirterek davacı şirketin davalı bankaya Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2009/12946 esas sayılı icra takip dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve %40 tan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili dosyaya sunmuş olduğu 28/01/2010 tarihli dilekçesiyle icra takibine konu çeklerdeki ciroların rehin cirosu olduğu ve çeklerde rehin cirosu yapılamayacağı belirtilerek davalarını davalı bankanın yetkili hamil olmasının söz konusu olmayacağı şeklinde ıslah ettiklerini belirtmiştir.
Davalı banka vekili; davalı banka ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında imzalanmış olan genel kredi sözleşmesine dayalı olarak ... Ltd. Şti.'ye muhtelif krediler açıldığı ve kullandırıldığını, kredilerin teminatını oluşturmak üzere ... Ltd. Şti.'nin alacaklısı olduğu çek ve senetleri davalı bankaya devrettiğini, bu kapsamda davaya konu çeklerin de davalı bankaya kredilerin teminatı olarak temlik cirosu ile devredildiğini, çek borçlusunun dava dışı 3. kişiye karşı ileri sürebileceği def'ileri iyi niyetli hamil olan davalı bankaya karşı ileri süremeyeceğini belirterek davanın reddine, ayrıca asıl alacağın %40'ından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; uyuşmazlığın dava konusu çeklerin davalı bankaya rehin cirosu ile devredilip devredilmediği ve bu kapsamda davacının davalıya borçlu olup olmadığı hususunda toplandığı, davalı banka vekilinin cevap dilekçesinde dava konusu çeklerin dava dışı ... Ltd. Şti.'nin davalı bankadan çekmiş olduğu kredilerin (garantisi) teminatı olarak bankaya verildiğine dair beyanı karşısında çeklerdeki ciroların rehin cirosu olduğunun kabulü gerektiği, çeklerde rehin cirosu yapılamayacağından davalı bankanın hamil sıfatını kazanamayacağı gerekçesiyle davacı keşidecinin menfi tespit isteminin kabulü ile icra takibinin dayanağı çeklerden dolayı takip alacaklısı bankaya borçlu olmadığının tespitine, davalı takip alacaklısının kötü niyetle takibe geçtiği hususu kanıtlanamadığından davacının yasal koşulları oluşmayan tazminat isteğinin reddine karar verilmiş, hüküm temlik alacaklısı ... Varlık Yönetimi A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu çeklerin davalı bankanın kredi alacağına karşılık teminat teşkil etmek üzere temlik cirosu ile davalıya devredildiği ve davalının yetkili hamil olduğu dosya içeriğinden anlaşıldığından davanın reddi gerekirken yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy