MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, taraflar arasında ticari ilişkinin devamı için toplam 7.434,00 TL tutarlı altı adet çekin müvekkilince keşide olunarak davalıya verildiğini, müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığı dönemde üstelik davalı yanca gönderilen hesap özetine göre 2.939,26 TL alacaklı iken davalının belirtilen çeklere dayalı ve ayrıca ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla müvekkili aleyhine takipler yaptığını ve ibraz olunup karşılıksız çıkan çeklerle ilgili karşılıksız çek keşide etmek suçundan yapılan yargılama sonucunda verilen hapis cezasından kurtulmak için müvekkilince 5.040 TL ödemede bulunduğunu, çeklerle ilgili takip dosyasında çıkarılan haciz ihbarnameleriyle dava dışı bankalardan 2.858,29 TL ve 587,00 TL olmak üzere toplam 3.445,29 TL tahsilat yapıldığını, başlatılan takiplerle ilgili müvekkilince açılan menfi tespit davalarının derdest olduğunu, bu süreçte icra ve dava dosyalarında müvekkilince yapılan yargılama giderlerine karşılık, 15.000 TL maddi tazminat ve uğranılan itibar kaybı nedeniyle 15.000,00 TL manevi tazminatın ayrı ayrı davalıdan tahsili gerektiğini belirterek, cari hesap ilişkisine göre davalı yanca gönderilen hesap özeti kapsamındaki alacağa konu 2.939,26 TL'nin bu alacağın menfi tespit davasının açıldığı 22/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle, haciz ihbarnameleri kapsamında tahsil edilerek davalıya ödenen 2.858,29 TL ve 587 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizleriyle hapis cezasından kurtulmak için müvekkilince ödenen 5.040,00 TL'nin tahsilat tarihi olan 26/10/2009'dan itibaren ve 15.000 TL maddi ve 15.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı istemlerinin zamanaşımına uğradığını ve ayrıca yanlar arasındaki alışveriş nedeniyle müvekkilince satılan malların bedeline karşılık davacıdan çekler alındığını ve ayrıca müvekkili yararına ipotek tesis edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine takiplere girişildiğini, davacı yanca yapılan takiplere karşı menfi tespit davalarının açıldığını ve halen derdest bulunduğunu, davacı istemlerinin hukuki dayanağı olmayıp, müvekkilinin alacağının tamamen tahsil de edemediğini bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davalı yanca girişilen takiplerin sonrasında davacı tarafından açılan menfi tespit davaları neticesinde davacının kambiyo takibi ve ipotekli takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilerek anılan hükmün Yüksek 19. Hukuk Dairesi'nin 2011/2972 E, 15219 K. sayılı 05/12/2011 tarihli ilamıyla kesinleştiğinin saptandığı, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının bu takipler nedeniyle yapmış olduğu ödeme tutarları toplam 8.485,29 TL olarak belirlenmiş olup, bu tutarların istirdatına yönelik isteminde haklı bulunduğu, cari hesap sözleşmesi uyarınca davalının gönderdiği hesap özetine göre, 31/07/2001 tarihi itibariyle 2.939,26 TL alacaklı olduğuna dair davacı isteminin TTK 99. maddesine göre beş yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu ve zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolduğundan, davacının icra dosyaları ve dava dosyasında yaptığı yargılama gideri ve vekalet ücreti giderleriyle ilgili tazminat istemleri yönünden ise davacı yanca davalı aleyhine açılan menfi tespit davalarında hükmolunan kararlar gereğince lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilerek bu istemlerin karşılanmış olduğu ve böylece belirtilen talebi bakımından hukuki yararı bulunmadığı gibi manevi tazminat isteminin de koşulları oluşmadığından davacının 2.939,26 TL cari hesap alacak isteminin zamanaşımı nedeniyle reddine, 8.485,29 TL'nin (2.858,29 TL'sine 21/01/2003 tarihinden, 587,00 TL'sine 13/01/2003 tarihinde, 5.040,00 TL'sine 26/10/2009 tarihinden) itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine, davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- 6762 Sayılı TTK'nın 87/2. maddesinde belirtildiği üzere taraflar arasında cari hesap sözleşmesinin yazılı olarak düzenlenmesi gerekir. Bu hüküm geçerlilik şartıdır. TTK 99. maddesindeki zamanaşımı müessesesi ise yazılı şekilde düzenlenen cari hesap sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara ilişkindir. Somut olayda yanlar arasında yazılı şekilde akdolunmuş bir cari hesap sözleşmesinin dosyaya delil olarak sunulamadığı gözetildiğinde TTK 99. maddesinde öngörülen beş yıllık zamanaşımı süresinin uygulama imkanı bulunmadığı anlaşılmakta olup satış ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkta B.K 125. maddesinde düzenlenmiş bulunan on yıllık zamanaşımı süresinin uygulanabileceği gözetilmeksizin mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy