MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Asıl davada davacı vekili, müvekkili şirketle davalı şirketin arasında yetkili satıcılık sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme gereği cari hesap şeklinde işlediğini, 1.524,346 TL muaccel cari hesap bakiyesinin ödenmediğini, diğer davalı ...’un, davalı şirketin bayiliğini yaptığı davacı şirketten aldığı ve alacağı mal bedellerinden doğan ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere taşınmazları üzerine 130.000 TL’lik ipotek konulduğunu, muacceliyet ihtarına rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, davalıların ipotekli takibe yaptıkları itirazlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, 1.038,000 TL’lik toplam ipotek için takibe geçtiklerini ileri sürerek itirazların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Asıl ve birleşen davada, davalılar vekili, davaların reddini istemiştir.
Mahkemece dosya kapsamı, protokol, bilirkişi raporlarına göre, asıl davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin 130.000 TL asıl alacak üzerinden devamına takip tarihinden itibaren yıllık yasal faiz uygulanmasına, asıl alacağın %40’ı olan 52.000 TL tazminatın davalıdan tahsiline, birleşen davada, davalıların itirazlarının iptaline, takibin 1.038,000 TL üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren yasal yıllık faiz uygulanmasına, asıl alacağın %40’ı olan 415.200 TL inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm asıl dava ve birleşen davadaki davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Birleşen davada alınan 15.03.2011 havale tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak "11.05.2010 icra takip tarihinde davacı şirketi davalı şirketten alacağının 1.150.211,90 TL olduğu" belirtilmiş, asıl davadaki 27.09.2011 havale tarihli bilirkişi raporunda 06.01.2010 takip tarihi itibariyle davalı borcunun davacı defter kayıtlarına göre 460.738,53 TL olduğu, 20.10.2010 tarihi itibariyle de 1.525,894,50 TL olduğu saptanmıştır.” şeklindedir. En son alınan 06.06.2012 havale tarihli bilirkişi raporunda ise, “neticeden davalının 16.07.2010 (dava tarihi) tarihinde 2010/352 esas ve 2010/351 esas dosyaları için toplam 1.524.064,73 TL ... Döküm A.Ş.’ye borçlu bulunduğu ….” diye bildirilmiştir.
Mahkemece bilirkişilerden aldırılan bu raporlar arasında çelişki bulunduğu gibi, Yargıtay denetimine de elverişli değillerdir.
Yapılması gereken iş, konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinde, taraf kayıtları, protokol ve raporlara itirazlar gözetilerek ayrıca itirazın iptali davasında alacağın takip tarihi itibariyle belirlenebileceğine de dikkat ederek, davalı ...’nin ipoteklerinin niteliği ve istenilen faiz oranı da göz önünde bulundurularak, anlaşılır ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy