MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan ...vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davalı vekili; davalılardan ...'ın keşideci diğer davalı ... Ltd. Şti'nin lehdar, müvekkilinin ise ciro yoluyla hamili bulunduğu ve süresinde bankaya ibraz edilmeyerek kambiyo senedi vasfını yitiren çek bedelinin ödenmemesi üzerine müvekkilince davalılar aleyhine girişilen takibe davalıların itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle, takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti vekili, takibe ve davaya konu çekin müvekkilince davadışı ...'a ciro edilerek verildiğini müvekkiliyle davacı arasında bir temel ilişki bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuş ve %40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; icra takibine karşı davalı şirket temsilcisince sunulan itiraz dilekçesinde davaya konu çekin davacı alacaklı ile aralarında düzenlenen protokol uyarınca verildiğini ancak davacının üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediği belirtilmiş ise de bu hususun ispatlanamadığı, zamanaşımına uğramış çekin yazılı delil başlangıcı hükmünde olup davacının tanık beyanlarıyla alacaklı bulunduğunun kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalıların takibe itirazlarının iptaliyle 5.000,00 TL asıl alacak üzerinden ve takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte takibin devamına, fazlaya dair istemin reddine, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılardan ... Ltd. Şti. vekilince temyiz edilmiştir.
Takibe dayanak yapılan 30/07/2010 tarihli 5.000,00 TL bedelli, davalılardan ...'ın keşideci diğer davalı şirketin lehdar olarak yer aldığı, çekin arka yüzünde bu çekin lehdar şirket cirosuyla davadışı ...'a devrolunduğu ve bu dava dışı hamil cirosuyla da davacıya intikal ettiği saptanmıştır. Çekteki bu ciro silsilesine göre davacı ile davalı şirket arasında temel ilişki bulunmadığı anlaşıldığı gibi davalı şirket vekilinin cevap dilekçesi içerikleri ve duruşmada davacı tanığı olarak dinlenilen davadışı ciranta ... beyanıyla da davacı hamil ... ile davalı ... Ltd. Şti arasında temel ilişkinin varlığının kanıtlanamadığının gözetilmeksizin mahkemece yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı Ltd. Şti. yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy