MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, taraflar arasında akdolunan genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı lehine taksitli ticari krediler ve taksitli oto kredileri kullandırıldığını ve bu kredilere konu davalı yanca satın alınan araçlar üzerinde müvekkili banka yararına rehin hakkı tesis edildiğini, kredi borcu ödenmeyince tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla davalı aleyhine rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe girişilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaliyle, takibin devamına ve % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kullanmış olduğu kredilere konu borçlarını ödediğini ve böylece davacı bankaca bir borcu bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, aynı kredi sözleşmesi nedeniyle tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla davacı tarafından davalı aleyhine girişilen ilamsız takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasının 2011/6 Esas sayılı dava dosyasında yargılamasının yapılarak aldırılan rapor ve ek rapora göre, davacı bankanın takibe konu tutar kadar davalıdan alacaklı olduğunun kanıtlandığı, bu durum karşısında davacı banka alacağının tamamının rehinle karşılanamaması nedeniyle bu davaya konu rehinli takibin yapılmasına isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla davanın kabulüne, davalının takibe itirazının iptaliyle takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, banka genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Aynı sözleşmeden kaynaklanan aynı alacak sebebiyle aynı davalı aleyhine Selendi İcra Müdürlüğü’nün 2011/484 sayılı dosyası üzerinden ayrıca genel haciz yoluyla icra takibine girişilmiş ve borçlunun itirazı üzerine o takiple ilgili olarak Selendi Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/6 Esas sayılı itirazın iptali davası açılmıştır.
Mahkemece bu davada ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, aynı mahkemenin 2012/6 Esas sayılı dosyası üzerinden aldırılan bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporu ayrıntılı incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Öte yandan davalı tarafın her iki dosyanın birleştirilmesi yönündeki talebi dikkate alınmamıştır. Oysa davalar arasında bağlantı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece davalı tarafın birleştirme talebi değerlendirilerek iddia ve savunma çerçevesinde konusunda uzman bir bilirkişiden ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy