MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; müvekkilinin davalılardan ... Oto Kiralama firması adına yetkilisi olan diğer davalı ...'den kiraladığı araçla ilgili olarak teminat amacıyla bir adet senedi keşide ederek teslim ettiğini sonrasında senet bedelsiz kalmasına rağmen davalı ... ile öteki davalı ...'ın birlikte hareket ederek 15.000,00 TL üzerinden bonoyu doldurduğunu ve bonoda ciroyla hamil olan ...'ın müvekkili aleyhine takip başlattığını belirterek, bonodan dolayı müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitiyle %40 oranında tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket yetkilisi; davacının kendilerinden aracı kiralamış ise de bono düzenlenmesi olayının kendileriyle bir ilgisi bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; davacı iddialarının doğru olmayıp davacıya verilen borç para karşılığı bu senedin doldurulmuş biçimde davacıdan alındığını ve borcuna karşılık diğer davalı ...'a ciro ettiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili; müvekkilinin davalı ...'den olan alacağına karşılık bononun ciro yoluyla devralındığını ve müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuş ve %40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece; davalılardan ... ve ...'ın açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçundan yargılandıkları kamu davasında davaya konu bonoyu bedelsiz olduğunu bildikleri halde doldurarak birlikte hareket ettikleri gerekçesiyle mahkumiyetlerine karar verilip bu kararın kesinleştiği gibi taraflar arasında araç kiralama olayı dışında bir ilişki bulunduğunun da davalılarca kanıtlanamadığı ayrıca davalı ...'in takibinde kötüniyetli olduğununda saptandığından bahisle davanın kabulüne 15.000,00 TL tutarlı takibe konu bonodan dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitiyle takip konusu bononun %40'ı oranındaki kötüniyet tazminatının davalı ...'dan tahsiline karar verilmiş, hüküm bu davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemece hükme gerekçe yapılan İstanbul 18. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2011/3040 E. - 2012/1906 K. sayılı kararı davalılardan ... ile hükmü temyiz eden ... bakımından “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” hükmünü içermektedir. Bu durum itibariyle anılan ceza mahkemesi kararı dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 s. Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi kapsamında hukuk hakimini bağlayıcı bir karar olarak kabul edilemez. Hal böyle olunca mahkemece iddia ve savunma çerçevesinde deliller toplanıp gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle deliller hep birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı ... yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy