MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle bu istemin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalı şirketin akaryakıt istasyonunun bulunduğu taşınmazın maliki ve istasyonu işleten bayi olduğunu, diğer davalı ...'ın da borçların müştereken ve müteselsilen kefili olduğunu, rekabet kurulu kararı gereğince 18.09.2010 tarihine kadar muafiyetten yararlanabildiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamında üstlendiği tüm edimleri yerine getirdiğini sabit yatırımlar yaptığını, müvekkilinin ihtifa hakkı süresinin 25 yıl (19.07.1991 – 09.07.2016) olduğunu düşünerek yatırımlar yaptığını, geçersiz ve müvekkilinin yararlanamayacağı süreye karşılık gelen kısmının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre semereleri ile birlikte iadesi gerektiğini ileri sürerek müvekkilinin dikey ilişkinin başlangıçta öngörülen süre kadar devam edeceğini nazara alarak davalı bayi tarafından işletilen akaryakıt istasyonuna yapmış olduğu sabit yatırım bedelinin geçersiz ve müvekkili şirket tarafından kullanılamayacak intifa süresine karşılık gelen kısmının 18.09.2010 tarihi itibariyle güncelleştirilmiş (ÜFE ve amortisman tatbikiyle) değeri 10.177,34 TL'nin 18.09.2010 tarihinden itibaren avans faizi ve faizin KDV'si ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ...'ın sorumluluğu 100.000,00 TL'si ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkilimiz şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, öncelikle sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı taleplerin tümü 1 yıllık zamanaşımına uğradığından zamanaşımı yönünden davanın reddi gerektiğini ayrıca esas yönden de davanın yerinde olmadığını savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, tazminat talebi sözleşmeye dayandığından 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, dava tarihi itibariyle bu süresinin dolmadığı, başka bir anlatımla zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, taraflar arasında düzenlenen 19.07.1991 başlangıç tarihli 25 yıl süreli akaryakıt ürünleri bayilik sözleşmesi ile intifa hakkı tesisine ilişkin sözleşme rekabet kurumunun grup muafiyeti ile ilgili tebliğ hükümlerine göre 18.09.2010 tarihinden sonraki süre yönünden geçersiz hale gelmiş olmakla birlikte üzerine intifa hakkı tesis edilen davacı dağıtıcı şirketin petrol ürünlerinin satıldığı akaryakıt istasyonuna davacı tarafça yapıldığı bildirilen kalıcı teknik yatırımların bayilik sözleşmesinin gereği olarak sözleşme süresine bakılmaksızın yapılması gereken yatırımlar olduğu, bu nedenle bayilik ve intifa sözleşmesi süresinden önce sona ermiş olsa dahi söz konusu sabit yatırımlar için dağıtıcı firma tarafından yapılan harcamaların davalı bayiden istenemeyeceği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 06.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.