MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin emlakçı olup davalının kardeşi ...'dan dükkan ve daire satışı nedeniyle 15.07.2009 tarihli 53.000 TL bedelli çeki aldığını, çekin karşılıksız çıktığını, alacağın tahsili için çeki ilamsız takibe konu ettiklerini, ancak davalının haksız itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava dışı ...'na ait eczanedeki ilaçları devraldığını, karşılığında 50.000 TL'lik bir adet çek ile dava konusu 53.000 TL'lik çeki düzenlediğini, sözkonusu çek bedellerini de ödediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyizi üzerine, Dairemizin 29.05.2012 günlü ilamıyla dava konusu çekin zamanaşımına uğradığı, zamanaşımına uğramış çeklerde hamilin kambiyo hukukundan kaynaklanan haklarını yitirmekle beraber taraflar arasında temel ilişki bulunması halinde zamanaşımına uğramış çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanılabileceği ve alacağın tanık dahil her türlü delille kanıtlanabileceği, temel ilişki bulunmaması halinde hamilin TTK'nun 644. maddesi uyarınca keşideciye karşı sebepsiz zenginleşme nedeniyle talepte bulunabileceğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma sonrası yapılan yargılamada taraflar arasında temel ilişki bulunmadığı ve davalı keşidecinin sebepsiz zenginleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyma kararı verilmiş ise de bozma kararının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Zira anılan bozma ilamına göre taraflar arasında temel ilişki bulunup bulunmadığının tespiti bakımından zamanaşımına uğramış çekin dikkate alınması gerekir. Sözkonusu çekin keşidecisi davalı olup hamiline düzenlenen iş bu çekin lehdar hamili davacıdır. Arada herhangi bir ciranta bulunmamaktadır. Bu itibarla taraflar arasında temel ilişki bulunduğunun kabulü gerekir.
Hal böyle olunca; takip konusu çekin zamanaşımına uğramış olması nedeniyle kambiyo hukukundan yararlanamayan davacının alacağını tanık dahil her türlü delille ispatlaması mümkündür. Nitekim mahkemece dinlenen davacı tanığı ... 15.06.2011 tarihli duruşmadaki beyanında, “Ben ...'ı emlakçı olmasından dolayı tanırım, ...'ı tanımıyorum, 2009 yıl 5. veya 6. ayda ... ...'dan dükkan ve daire hissesi satın aldı... ..., ...'a satın aldığı hisselere karşılık olarak 53.000 TL'lik çek verdi ... adlı kişi ile telefon ile görüştüğünü ve çeklerdeki bedeli almak için uzlaşmak istediğine tanık oldum” demiştir. Buna göre, davacı alacaklının zamanaşımına uğramış çek nedeniyle alacaklı olduğunu kanıtladığının kabulü gerekir. Mahkemece anılan bu yönler gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy