MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince duruşmasız ve davalı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle bu istemin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, takip konusu bonodaki imzanın sahte olduğunu ve Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürerek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bonodaki imzanın davacıya ait olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dava konusu bonodaki imzanın Adli Tıp Kurumu’nca verilen 10.10.2012 tarihli rapor ve İcra Mahkemesi’nce alınan 27.02.2012 tarihli raporlara göre, davacıya ait olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyizi gelince;
Yargılama sırasında ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve karar uygulanarak icra takibinin durdurulması sağlanmıştır.
Bu durumda alacaklının alacağına kavuşması geciktirildiğinden, lehine İİK.nun 72.maddesine göre tazminata hükmedilmek gerekirken bu yönde hüküm tesis edilmemiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine, 07.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy