MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki malın iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, taraflar arasında 09/05/2011 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye konu malın davalıya teslim edildiğini, davalı şirketin ise sözleşmeyle yükümlendiği kira bedelini ödemediğini, bu yöndeki ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine sözleşmeyi FKK'nun 23/2.maddesi uyarınca feshettiklerini, davalının feshe rağmen kira konusu malı iade etmediğini belirterek sözleşmeye konu malın davalı tarafından müvekkili şirkete iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin sözleşme şartlarına uygun olarak ödemelerini yerine getirmekte iken, ekonomik olarak zor duruma girdiğini, bu durumun sonucunda müvekkilinin Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/261 Esas sayılı dosyasında iflas erteleme talebinde bulunduğunu, bu talebin kabul edildiğini, iflas erteleme dosyası içeriğinde iyileştirme projesi sunulduğunu, iyileştirme projesinin gerçekleştirilmesi için iadesi istenilen emtiaların işletmede kullanılması gerektiğini, iadesi halinde ikame olunan iflas erteleme davasının hiçbir anlamı kalmayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, cevap ve toplanan deliller doğrultusunda finansal kiralama konusu emtianın iyileştirme projesinin uygulanması için gerekli bulunduğu, derdest bulunan iflasın ertelenmesi davasında ihtiyati tedbir mahiyetinde takip yasağı kararı verildiği, bu durumda davacı kiralayanın fesih hakkının engellenmiş olduğu, mahkemece davacı-kiralayana fesih hakkı tanınması yönünde bir karar verilmesi halinde de İİK'nun 179/b. maddesi uyarınca kiralayanın sözleşmeyi feshetmesi halinde, iflasın ertelenmesi süresi içinde takip yapamayacağı, dolayısıyla davanın erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında finansal kiralama sözleşmesi imzalandığı, ancak dava açılmadan önce davalı tarafça iflasın ertelenmesi talebi ile mahkemeye başvurduğu ve 18.06.2012 tarihinde iflasın ertelenmesi ile İİK’nun 179/b.maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verildiği hususlarında bir tartışma bulunmamaktadır. Uyuşmazlık verilen tedbir kararının davacı tarafça açılan aynen iade davasına etkisi üzerinde toplanmaktadır.
İİK’nun 179/b maddesinde iflasın ertelenmesi kararı üzerine borçlu aleyhine takip yapılamayacağı ve evvelce yapılan takiplerin duracağı belirtilmiş, davalara etkisinden söz edilmemiştir. Bu durumda davalı hakkında açılan aynen iade davası görülüp hüküm kurulabilir. Ancak verilecek hükmün infazı iflasın ertelenmesinin sonucuna kadar yapılamaz(Dairemizin 2009/9814 E.,2010/5958 K. ve 12.05.2010 T.sayılı ve benzer kararları).
Somut olayda davalı hakkında iflasın ertelenmesi davası açılıp, erteleme kararı verildiği anlaşılmaktadır.İflasın ertelenmesi talebinde bulunulması ve iflasın ertelenmesi kararının verilmesi davalı hakkında finansal kiralama konusu malın iadesi davası açılmasına veya açılan davanın yürütülmesine engel teşkil etmeyeceğinden mahkemece işin esası incelenip bir karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde davanın reddi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.