MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ile ticari ilişkide bulunduğunu, bu sebeple üzerinde vade ve düzenleme tarihi olmayan 50.000.-TL.'lik bir bono verdiğini, bu bononun teminat amaçlı düzenlendiğini, ancak davalı firmanın bir süre sonra bonoyu takibe koyarak müvekkilinin mallarının haksız şekilde haczettiğini, davacının hiçbir şekilde davalıya borçlu olmadığını belirterek müvekkilinin bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bononun teminat maksadıyla verilmediğini, kambiyo senedi olan bononun illetten mücerret soyut borç ikrarını içeren belge olduğunu, bunu imzalayıp veren davacının borcu kabul etmiş olduğunu, teminat iddiasının yazılı delille ispatı gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, cevap , toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; taraflar arasında 2011 yılı içerisinde yapılan alışverişlerden dolayı davacının kendi defterleri itibari ile 6.659,58.-TL. borçlu olduğu, davalı şirket defterlerine göre ise alacak bakiyesinin sıfır göründüğü, başka bir deyişle elinde bonoyu bulunduran davalı şirketin kendi kayıtları itibari ile alacaklı olmadığı, sattığı malların bedellerini bononun tanzim tarihi olan 05/08/2011 günü itibari ile tahsil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takibe konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı kambiyo vasfında olan bononun teminat amacıyla verildiğini belirterek menfi tespit isteminde bulunmuştur. Mahkemece davalının defter kayıtlarına itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmişse de kambiyo senedinin bedelsiz kaldığı iddiasının yazılı belge ile kanıtlanması gerekir. Davalı defterlerindeki kayıtlar tek başına bonoların bedelsiz kaldığına delil teşkil etmeyeceği gözetilerek mahkemece davacının bu husustaki yazılı delilleri toplanıp sonucu dairesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı tarafın temyiz isteminin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy