MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, takip dayanağı çekte müvekkilinin sıfatı bulunmadığı gibi davalıya şahsi bir borcu da olmadığını iddia ederek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davaya konu çekin ilamsız icra takibine konulduğunu, kambiyo senetlerine özgü yolla takip yapılmadığından görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının borçlarını ödememek için şirketleri adına imza attığını,kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre dava dayanağı icra takibine konu çekte, davacının keşideci, aval veren veya ciranta olarak isim ve imzasının yer almadığı, davacının çek keşidecisi şirketin ortak ve müdürü olmasının şirketin borçlarından şahsi olarak sorumlu olmasını gerektirmediği gibi davalının temel ilişkiye de dayanmadığı, takibe dayanak çekte davacının hiçbir şekilde ismi yer almadığı halde davalı alacaklı tarafından çeke dayalı ilamsız takipte davacı borçlu olarak gösterildiğinden davalı takipte kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 18.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.