MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili tarafından keşide edilen bono bedelinin ödenmiş olmasına rağmen, davalının bedeli ödenen bonoyu .... 17. İcra Müdürlüğü’nün 2012/18119 esas sayılı takip dosyası ile takibe koyduğunu belirterek, müvekkilinin anılan takipten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine ve % 20 oranında tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı tarafından müvekkiline verilen bononun vadesinde ödenmemesi üzerine icra takibine girişildiğini, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu nedenle başka senetlerin de alınıp verildiğini, banka dekontuna sadece senede karşılık ibaresinin yazdırılmasının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddi ile % 20 oranında tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının takip kesinleştikten sonra, 04/12/2012 tarihli haciz tutanağında; “dosya borcunu 07/12/2012 günü ödeyeceğim yapılan işlemlere hiçbir itirazım yoktur.” şeklinde beyanda bulunarak haciz tutanağını imzaladığı, haciz tutanağındaki beyanın borcu kabul niteliğinde olduğu, mahkemece verilen 11/02/2013 tarihli ihtiyati tedbir kararı ile takibin durdurulmuş olduğu gerekçesi ile davanın reddine, İİK’nun 72/4 maddesi gereğince dava konusu alacağın % 20’si oranında 600,00 TL tazminatın davacıdan alınarak, davalıya verilmesine karar verilmiş, mahkeme kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 18.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy