MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının müvekkilinden satın almış olduğu mal bedeli olarak müvekkiline iki adet bono verdiğini, iş bu bono bedellerinin vadesinde ödenmemesi üzerine tahsili içini yapılan takipte davalının zamanaşımı iddiasını ileri sürmesi üzerine takibin İcra mahkemesince ertelenmesine karar verildiğini, davalının keşideci sıfatıyla yasal hamil olan müvekkiline karşı bono bedellerinden sorunlu olduğunu ileri sürerek 20.079,00 TL. alacağın faturaların üzerinde kayıtlı vade tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının bono bedeli kadar alacaklı olduğunu ispatla yükümlü olduğunu, dava konusu faturaların bonolar ile ilişkilendirilmediğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı defterlerinin usulüne uygun tutulması ve kapanış kayıtlarının bulunması nedeniyle lehine delil olarak kabul edildiği, davacı tarafından daha önce icra takibine konulan ancak zamanaşımı sebebiyle erteleme kararı verilen takip dayanağı senetlerin davacı defterlerine kayıtlı olduğu, davacının cari hesap alacağına karşılık senetlerin alındığı ve bu senet bedellerinin ödenmediğinin defterlerden anlaşıldığı, davalının da icra takibinde senetlerdeki imzaya herhangi bir itirazda bulunmadığı, sadece zamanaşımına dayanarak takibin ertelenmesini talep ettiği, bu durumda davacı defter kayıtları ve takipler birlikte değerlendirildiğinde davalının icra takibinde senetlerin içeriğine de itiraz etmediği gözetilerek talep edilen miktar kadar davacıdan mal aldığının ve talep edilen miktar kadar borçlu olduğunun kabul edildiği, borcun ödendiğinin davalı tarafından ispat edilmesi gerektiği, davalının bu konuda herhangi bir yazılı belge ibraz etmeyip yemin deliline dayandığı, davacı şirket temsilcilerinin 11.11.2013 tarihli celsede yemini eda ettikleri, yeminli beyanlarında; dava konusu alacağın gerçek olduğunu, davalıya verilen ilaç bedellerine ilişkin davalının verdiği bono bedellerinin ödenmediğini ve halen alacaklı olduklarını ifade ettikleri, bu durumda davalının davacıdan satın aldığı ilaç bedellerini ödemediği anlaşıldığından davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 20.079,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 26.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy