MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, taraflar arasında bayiilik sözleşmesi akdedildiğini, davalının müvekkiline sattığı ve teslim edeceği mallara ilişkin davalıya açık çekler verildiğini, ancak ekonomik kriz nedeniyle müvekkilinin iş yapamaz hale geldiğini, müvekkilinin yeni bir siparişi olmadığı ve mal teslim edilmediği halde davalının boş olarak almış olduğu bir çek yaprağını 60.000,00 TL bedelli 29/12/2009 keşide tarihli olarak doldurup bankaya ibraz ettiğini ve daha sonra icra takibine konu ettiğini belirterek takibe konu çek nedeniyle müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, akaryakıt sektöründe alınan mal karşılığı çeklerin bayii tarafından doldurularak verildiğini, açık çek alınmasının söz konusu olmadığını, takibe konu çekin sadece cari borca ve mal bedeline ilişkin olmadığını, ariyet sözleşmesi gereği davacıya teslim edilen demirbaş, kurumsal kimlik eksiklikleri ve yıpranma bedelleri karşılığı toplamı olarak da müvekkiline verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; çek bir ödeme vasıtası olup kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla düzenlendiğinin kabulünün gerektiği, somut olayda davacının dava konusu çekin teslim edilecek mal bedeline karşılık avans olarak verildiği ve malın teslim edilmediği yolundaki iddiasını usulen kanıtlaması gerektiği, tarafların lehe delil vasfını haiz olmayan defter kayıtlarına göre davacının davalıdan alacaklı olduğu, davalı tarafın itirazı üzerine düzenlenen ek raporda da dava konusu çek bedeli düşülse dahi davalının borçluluğunun devam ettiğinin bildirildiği, ancak kök rapor ve ek rapor birbiriyle çeliştiğinden davalının itirazları da dikkate alınarak yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişi ücretinin 1/2'sini karşılaması gereken davacı vekilinin müvekkilinin bilirkişi ücretini karşılayamayacağını, tüm delillerini sunduklarını belirttiği, davalı vekilinin de bilirkişi ücretinin tamamını karşılamayacaklarını bildirmesi nedeniyle yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı, dolayısıyla davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 10.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy