MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; taraflar arasında 1 adet manyetik rezonans cihazı, sistem ve ekipmanları için düzenleme şeklinde finansal kiralama sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin kiraladığı emtianın bedelini düzenli olarak ödediğini, ancak davalının kendi kusurundan kaynaklanan kur farkını müvekkiline yansıtmaya çalıştığını, peşinat ve ilk 4 aya ilişkin kira bedeli ödendiği halde malın tesliminin 4 ay geciktirilmesi nedeniyle müvekkilinin cihazı kullanamadığını ve cihazdan elde edeceği gelirden mahrum kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat ile davalının haksız fiili neticesinde müvekkilinin ticari itibarının zedelenmesi nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminatın 05.08.2008 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, ayrıca müvekkili hakkında TCMB risk santralizasyon cetvelindeki ön izleme kaydının tedbiren silinmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; davalı leasing şirketinin kur farkı ile ilgili talebinin yerinde olmadığı, zira sözleşmede kur farkı oluşması halinde bundan davacının sorumlu olacağına dair açık bir hüküm bulunmadığı, davacının kur farkı faturası bedelini ödememesi nedeniyle temerrüde düşmediği ve bu nedenle TCMB risk merkezi müdürlüğü nezdindeki risk santralizasyon cetvelindeki ön izleme kaydının silinmesi talebinin yerinde olduğu, davacının maddi tazminat istemine ilişkin yapılan değerlendirmede, sözleşmenin kurulması ile kiralayanın malın vasıtasız zilyetliğini kiracıya geçirme borcu altında olduğu, somut olayda tarafların sözleşmenin 1.3 maddesine göre teslim için 60 günlük süre öngördükleri, ancak bu süre geçmiş olmasına rağmen davacının teslim yapılmadığı gerekçesi ile sözleşmeyi geçersiz kılma yoluna gitmediği, davacının maddi tazminat isteminin yerinde olmadığı, ayrıca davacı prestij kaybına uğradığını belirtmiş ise de, ne şekilde prestij kaybettiğini kanıtlayamadığı, bu sebeple manevi tazminat isteminin de yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine, davacının borç ödemede temerrüde düşmemesi ve bu tespitin yargılama ile ortaya çıkması nedeniyle TCMB risk merkezi müdürlüğü nezdindeki risk santralizasyon cetvelindeki davacıya ilişkin kaydın silinmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 03.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy