MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı, davalı ile dava dışı ... arasındaki araç alım satımı nedeniyle davalıya verilen 5 adet senede kefil sıfatıyla imza attığını, daha sonra satış işleminin gerçekleşmediğini, buna rağmen iki adet senedin icra takibine konulduğunu iddia ederek borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, davacının kötüniyetli olarak borcunu ödememek, takibi sürüncemede bırakmak için eldeki davayı açtığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davacının, davaya konu senetleri kendi rızası ile ve bilerek imzaladığı, üzerinde herhangi bir baskı olmadığı, aracın daha sonra ... yerine başkasına devredilmesinin davacıyı sorumluluktan kurtarmayacağı, davacının senede kefil sıfatı ile imza atmasının aval hükmünde olduğu, kambiyo senetlerinden olan bononun sebepten mücerret borç ikrarını içerdiği, bu konuda senet metinlerinde teminata ilişkin herhangi bir ibare de olmadığı, bu hususta taraflar arasında bir ihtilafında olmadığı, bu hali ile davacının davasının sabit olmadığı, davacı davasında haksız olduğundan takdiren %20 oranında davalı lehine tazminata hükmetmek gerektiği gerekçesiyle davanın reddine, davalı lehine tazminata hükmolunmuş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 12.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.