MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkili hakkında kefalet borcundan dolayı yapılan icra takibine konu kredi sözleşmesinin tamamında müvekkilinin imzasının bulunmadığını, son sayfada imza bulunan bölümde ise kefalet limitinin yazmadığını belirterek kefaletin geçersizliğinden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, genel kredi sözleşmesindeki kredi limitinin aynı zamanda kefalet limiti olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, genel kredi sözleşmesindeki kredi limitinin ayrı bir kefalet limiti kararlaştırılmadığından kefalet limiti olarak kabulü gerektiği, sözleşmenin son sayfasının imzalanmış olmasının yeterli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 23.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.