Y A R G I T A Y İ L A M I
MAHKEMESİ : ...Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 30/12/2014
NUMARASI : 2014/435-2014/547
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, ... 15.06.2007 tarihinde tescil ve ilan edilmiş olan ana sözleşmeye göre dava dışı ... 20.000 USD veya dengi TL karşılığı meblağa kadar şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğunu, ödeyecek kısmında müvekkilinin kaşesi ve sınırlı yetkili ...'nun imzası bulunan 302.000 TL bedelli bononun davalı şirket tarafından takibe konulduğunu, ...'nun şirketi borç altına sokacak işlemler bakımından azami 20.000 USD veya dengi TL karşılığı olan miktarla sınırlı olmak üzere yetkisi olduğunu, bu miktarın üzerindeki işlemlerin müvekkilini bağlamayacağını ve borç altına sokamayacağını, bu hususun tescil ve ilan olunmakla aleniyet kazandığını, herkes bakımından bağlayıcı olduğunu ve buna karşı iyiniyet iddiasının ileri sürülemeyeceğini belirterek, bono nedeniyle müvekkilinin davalıya yetki üst sınırı olan 20.000 USD dışında kalan 266.000 TL bakımında borçlu olmadığının tespitine, bononun iptaline ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, temsil yetkisinin sınırlandırılmasının iyi niyetli müvekkilini bağlamayacağını, bononun illetten mücerret olduğunu savunarak, davanın reddine ve %20 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; konu ve miktar açısından getirilen sınırlandırmaların iyiniyetli 3. kişiler bakımından geçerlilik taşımayacağı, davalının kötü niyetli olduğunun kanıtlanamadığı, davacının kendi defterlerine göre davalıya borcunun 85.523,43 TL olduğunun tespit edildiği, 20.000 USD karşılığı 36.000 TL'nin borç miktarından düşülmesi gerektiği, davacının davalıya 49.523,43 TL borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibe konu bono ile ilgili olarak davacının davalıya 216.476,60 TL borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine, ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması ve infaz edilmesi nazara alınarak İİK'nun 72/4 maddesi gereğince reddedilen miktar üzerinden %20 oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava konusu bononun davacı şirket yetkilisi tarafından imzalandığı hususunda tartışma bulunmamaktadır. Uyuşmazlık temsilcinin yetkisinin miktar bakımından sınırlandırılmasının 3. kişileri etkileyip etkilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 629. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 371/3. maddesi uyarınca temsil yetkisinin sınırlandırılması, iyiniyet sahibi 3. kişilere karşı hüküm ifade etmez. Esasen bu husus yerel mahkemenin de kabulündedir. Uyuşmazlığın kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi gözetilerek dava konusu kambiyo senedi ile sınırlı olarak çözümlenmesi gerekirken cari hesap ilişkisine girilip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlere göre hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde iadesine, 22/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy