MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 14.03.2011 tarihinde 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, diğer davalının da sözleşmeye kefil olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme devam ederken davalı şirketin başka bir dağıtım firması ile anlaşarak bayilik lisansı aldığını, davalının yıllık satış taahhüdünde bulunduğunu, eksik satılan beher ton için ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden olmak üzere 50 USD karşılığı TL'si müvekkilinin uğradığı kar kaybını ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalının taahhütlerini yerine getirmemesi halinde 50.000 USD cezai şart ödemeyi kayıtsız şartsız kabul ettiğini, davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürerek, şimdilik 5.000 TL kar mahrumiyetinden kaynaklı zarar ile 5.000 TL cezai şart olmak üzere 10.000 TL'nin ihtarnamenin tebliği tarihi olan 01.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 01.10.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile cezai şarta ilişkin talebini 60.000 TL'ye çıkarmıştır.
Davalılar davaya cevap vermemiş duruşmalara da katılmamışlardır.
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taahhütnamede, taahhütlerin fiilen akaryakıt satışına geçildiği tarihten itibaren yerine getirilmeye başlanacak olduğunun belirtildiği, akaryakıt istasyonunda satış yapılabilmesi için ön koşulların yerine getirildiğinin somut olarak ispatlanamadığı, davacının kar mahrumiyeti talebinin yerinde olmadığı, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin feshine veya iptaline ilişkin belge bulunmadığı, davalının davacı ile arasındaki sözleşmeyi feshetmeden dava dışı Çeken Firması ile sözleşme imzaladığı, taahhütnamenin 1. maddesini ihlal ettiği, davalının davacı şirkete cezai şart ödemesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının cezai şarta yönelik talebinin ıslah da dikkate alınarak 60.000 TL olarak kabulü ile 01.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline, davacının kar mahrumiyetine yönelik 5.000 TL'lik davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 22.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy