MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili,davalı tarafından başlatılan icra takibine konu 10 adet bonodan 4 adedinde kefil sıfatı ile isim ve imzası bulunmadığını ileri sürerek, toplam 195.000 TL bedelli bonolar nedeni ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,davacının açtığı İzmir 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2013/625 E. sayılı dosyasında görülen imzaya itiraz davası ile dava konusu bonolar yönünden takibin iptal edildiğini, bu sebeple davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu bonolardaki kefil hanesi karşısında davacının isim ve imzası bulunmadığından, sadece dava dışı borçlu şirkete ait kaşe ve imza bulunduğundan davanın kabulü gerektiği, ancak davalının kötüniyetli olmadığından tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe konu 4 adet bonoların toplamı 195.000 TL'den davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, bonoya dayalı takipten ötürü borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davaya konu bonolarda kendini borçlandıracak şekilde davacının imzası bulunmadığından davalının, davacının borçlu olup olmadığını bilebilecek durumda olup, icra takibinde kötüniyetli olması nedeni ile davacı lehine kötüniyet tazminatına karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlele, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy