MAHKEMESİ : ... Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 09/04/2015
NUMARASI : 2013/339-2015/185
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili banka bünyesinde devren birleşen ... ile dava dışı ... arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinde davalıların murisi ... müteselsil kefil olarak yer aldığını, borcun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiğini, alacağın tahsili için kefil murisin yasal mirasçıları olan davalılar hakkında girişilen icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin ikametgahının Ankara'da olduğunu, davanın yetkisiz yerde açıldığını, müvekkillerinin davacıya borcunun bulunmadığını, talep edilen faizin fahiş olduğunu, açılan mirasın hükmen reddi davalarının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın açıldığı tarihte tüm davalıların yerleşim yerinin Ankara olduğu, sözleşmelerin ilgili bankanın Ankara şubesi ile davalıların murisi(kefil) arasında akdedildiği, dolayısıyla sözleşmelerin ifa yerinin de Ankara olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın yetkili Ankara (1. veya 2.) Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme 1086 sayılı HUMK zamanında imzalanmış ise de dava 6100 sayılı HMK döneminde açılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 47.1. maddesinde İstanbul mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğu kararlaştırılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesinde; “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” hükmüne yer verilmiştir. Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere münhasır yetki kuralı tacirler yönünden bağlayıcıdır.
Bu durumda mahkemece somut olayda HMK'nun 17. maddesi uyarınca davanın münhasır yetkili olan İstanbul mahkemelerinde açılmış olduğu gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu yetki düzenlenmesinin aksine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.