MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, icra takibine konu bononun dava dışı şirket ile davalı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine teminat olarak alındığını, müvekkilinin de sözleşme ile söz konusu bonoyu kefil sıfatıyla imzaladığını, ancak müvekkili veya dava dışı şirket tarafından herhangi bir kredi kullanılmadığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve %20 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının takibe konu bononun kredi sözleşmesine bağlı teminat senedi niteliğinde olduğu iddiasını yazılı belge ile kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre, takibe konu bononun kullandırılan krediler nedeniyle verildiği, davacının takip tarihi itibariyle icra takibinde talep edilen miktardan daha fazla borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 01.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.