MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatiften çekmiş olduğu krediye ilişkin ödeme yapmadığını, aleyhine icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının aleyhine icra takibine geçmeden önce, kendisini temerrüde düşürmesi gerektiğini ayrıca kooperatif ana sözleşmesine göre öncelikle menkul veya gayrimenkul mallarına başvurması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere, bilirkişi raporuna göre, davalının dava dışı ... Şubesi ile dava dışı .... arasında akdedilen kredi sözleşmesine müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatıyla imzaladığı, davalının ihtarname ile 15/04/2013 tarihinde temerrüde düşürüldüğü, davacının davalı tarafından ödenmeyen kredi borçları için dava dışı bankaya ödediği senet bedeli ve faiz tutarının davacı için asıl alacak niteliğinde olduğu, davalının takip tarihi itibariyle 14.409,36 TL asıl alacak ile borçlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, ... İcra Müdürlüğü’nün 2013/681 E. sayılı takip dosyasında borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline takibin 14.409,36 TL asıl alacak ve asıl alacağa takipte belirlenen işleyecek faiz oranları üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kooperatif icra takibine dayanak yapmış olduğu kredi sözleşmesinin asıl borçlusu ... 1. kefili Mustafa Karakuş 2. kefili davalı ... 3. kefili ise davacı kooperatiftir. Davacı kooperatifin iddiasına göre söz konusu kredi hesabındaki borcun ödendiği ve yapılan ödenmelerin sözleşme kapsamında asıl borçlu ve diğer kefillerden tahsili istemine yöneliktir. Bu durumda dava dışı banka kayıtları üzerinde dava dışı borçlu ...’un bankaya olan borcu belirlenip davacı kooperatifin bu borca yönelik yapmış olduğu tüm ödemeler saptandıktan sonra davacının kefil davalı ...’e yönelik olarak 1/3 oranında yapılan ödeme yönünde müracaat hakkı bulunduğu gözetilerek bir karar verilmek gerekirken eksik inceleme ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 22/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy