MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının müvekkilinden bir çok kez akaryakıt satın aldığını, ancak bu satışlara ilişkin düzenlenen faturaların bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın 27.023,37 TL asıl alacak ve bu tutarın işlemiş faizi üzerinden iptaline ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait aracın üçüncü şahsa 2 yıl süre ile kiralandığını, sözleşmeye göre akaryakıt ve diğer giderlerin kiracıya ait olduğunu, ancak aracın tescil ve tahsis belgelerinin devri ve kiralanması mümkün olmadığından muhasebe işlemlerinin davalı adına yürütüldüğünü, tarafların ticari ilişkisinin olmadığını, akaryakıtın kiracı tarafından satın alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; dava konusu faturalar davalının gider evrakları içerisinde muhafaza edildiği gibi, iki fatura dışındaki faturaların davalının işletme defterinde kayıtlı olduğu, bu durumda davalının araçların 3.şahsa kiralandığı ve akaryakıtın bu şahısça satın alındığı yönündeki savunmasının dikkate alınamayacağı, bunun yanında davalının takipten önce temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle davacının işlemiş faiz talebinin haklı görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalının 27.023,37 TL asıl alacağa yönelik itirazının iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekili, davalı vekilinin temyiz dilekçesine karşı düzenlediği temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin temyiz itirazlarını ileri sürmüşse de, söz konusu dilekçenin 6100 sayılı HMK'nun geçici 1.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 433. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre içinde verilmediği anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin süreden reddine, (2) numaralı bentte gösterilen sebeple davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, davacının yatırdığı peşin harcın istek halinde iadesine, 29/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.