MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan distribütörlük sözleşmesi gereğince nakliye masraflarının davalı tarafından üstlenildiğini, davalının müvekkili tarafından faturalandırılan nakliye masraflarını düzenli ödemekteyken 3 adet faturadan doğan borcu ödemediğini, borcun tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve davalı aleyhinde tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hukuki ilişkiyi inkar ederek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamındaki belgelere ve taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre, davacının davalı ile aralarındaki ticari ilişkiye istinaden yapmış olduğu nakliye masraflarını davalıdan isteyebileceği, davalının davaya konu faturalardan doğan borcu ödemediğinin sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 186.maddesi uyarınca mahkemenin tahkikatın bitiminden sonra sözlü yargılama ve hüküm için tayin olunacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet etmesi gerekir. Mahkemece 25/06/2011 tarihli celsede tahkikatın bittiği bildirilerek sözlü yargılamaya geçildiği belirtilerek davalıya herhangi bir tebligat çıkarılmaksızın aynı celsede karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bu durum HMK'nın 27.maddesi uyarınca hukuki dinlenilme hakkının ihlali anlamına geldiğinden hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.