MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı asil tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı aleyhine faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibinin davalının itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı asil duruşmadaki beyanında, 22.05.2010 ve 03.06.2010 tarihli sevk irsaliyeleri altındaki imzaların kendisine ait olduğunu, malları teslim aldığını, ancak bedellerini ödediğini, 24.06.2010 tarihli sevk irsaliyesi altında imzası bulunan ...'ı tanımadığını, bu irsaliye içeriğindeki malları teslim almadığını, davacıya borcu olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davalının borcunu ödediğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, alacak likit olduğundan alacağın %20'si oranında davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davalı asil tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3 adet faturaya dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava konusu 2 adet irsaliyede bizzat davalının imzası bulunurken birinde ... isimli şahsa ait imza bulunmaktadır. Mahkemece yapılan yazışmada ...'ın davalı çalışanı olduğu tespit edilememiştir. Bu durumda yalnızca davalı kabulünde bulunan 2 fatura yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekirken tanık dinlenmek suretiyle 24.06.2010 gün ve 651189 numaralı fatura yönünden de kabul kararı verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı asilin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy