MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili hakkında davalı tarafça başlatılan icra takibine konu kambiyo senedi üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %20'den aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının borçlu olmadığını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre, takibe konu bono üzerindeki imzanın davacı eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı aleyhine %20 tazminata ve %10 para cezasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- İİK'nın 370. maddesi uyarınca davalının %20 oranında tazminat ve %10 oranında para cezasına mahkumiyetine karar verilmişse de anılan Yasa maddesinde böyle bir tazminat ve ceza hükmü bulunmamaktadır. Mahkemece yasal dayanağı olmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı lehine BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy