MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile yaptığı adi yazılı taşınmaz alım satım sözleşmesi uyarınca taşınmaz satımından bakiye kalan alacağın tahsili için başlattıkları takibe davalının itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, taşınmaz alım satım sözleşmesinin resmi şekle bağlı olmasına rağmen adi yazılı şekilde yapılması sebebiyle geçerli olmadığını ve bu yüzden müvekkilinden herhangi bir hak talep edilmeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama uyarınca, davalının alım satım sözleşmesi uyarınca bakiye kalan 5.000 TL'yi ödediğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı arasında düzenlenen 18.11.2013 tarihli alım satım sözleşmesi, gayrimenkullerin satışı resmi şekle tabi olduğundan geçerli değildir. Ayrıca 17.12.2013 tarihli resmi akit tablosunda davacı satıcı "satış bedelinin nakden ve tamamen aldığını" beyan etmiş olup bu durum satış bedelinin tamamının ödendiğini gösterir. Hal böyle olunca davanın reddi gerekirken tanık beyanlarına dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy