MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalı hakkında ... 1.İcra Müdürlüğü'nün 2010/108 Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin semeresiz kaldığını ileri sürerek, takibe konu 48.919,73 TL'nin icra dosyasından gönderilen ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 17/07/2010 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline kadar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacıdan satın almış olduğu mal bedelini ödediğini, davacının malın rayiç bedelinden yüksek tutarda bedel talep ederek haksız kazanç elde etmeyi amaçladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava satım sözleşmesinden doğan alacak istemine ilişkin olup, ispat yükü üzerinde olan davacının alacağını ispat edecek delil sunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Somut olayda davalı ödeme savunmasında bulunduğundan ispat külfetini üzerine almıştır. Bu durumda mahkemece ispat külfetinin davalıda olduğu gözetilerek davalının bu savunmasına yönelik delilleri toplanıp hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek gerekirken ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.