MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tüketici hakem heyeti kararına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması istenilmekle, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen kredi kartı üyelik sözleşmesi çerçevesinde davalıdan tahsil edilen kredi kartı aidatı ve yine taraflar arasında imzalanan bankacılık hizmetleri sözleşmesi uyarınca davalıdan tahsil edilen hesap işletim ücretinin haksız olarak alındığı iddiasıyla davalının Tüketici Hakem Heyetine başvurduğunu, Tüketici Hakem Heyeti tarafından anılan kesintilerin davalıya iadesine karar verildiğini, halbuki kesintilerin yasal düzenlemelere uygun olarak yapıldığını ileri sürerek Yenimahalle İlçe Tüketici Hakem Heyeti’nin 23.10.2014 gün ve 32178 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, Yenimahalle İlçe Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Kararı’nın davacıya 07/11/2014 tarihinde tebliğ edildiği ve davanın Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 70/3 maddesinde öngörülen 15 günlük hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının ilgili yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Hakem Heyeti Kararı'nın davacı bankaya 07.11.2014 tarihinde tebliğ edildiği itirazın ise 15 günlük yasal süre geçtikten sonra 16.12.2014 tarihinde yapıldığı, 7201 sayılı T.K.'nun 11. maddesine göre vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiğinden, davacı vekiline usulüne uygun tebliğ bulunmadığından HUMK' nun 427/6. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istemiyle temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacı hakem heyeti dosyasında kendisini vekille temsil ettirmediğinden, hakem heyeti kararının davacı asile 07/11/2014 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına ve davanın 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 70/3 maddesinde öngörülen 15 günlük hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra açılmış olmasına göre, yerinde görülmeyen kanun yararına bozma talebinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, kararın bir örneğinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanalıyla Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 01/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.