MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın husumetten reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı takip borçlusu şirketteki hissesini devretmiş olmasına rağmen davalı vekilinin talebi üzerine davacının iş yerindeki malların haczedildiğini, haciz tehdidi altında takip borcunu ödediğini ileri sürerek haksız olarak ödenen paranın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan istirdadına ve %15 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava dışı takip borçlusu şirketin devamı niteliğinde olduğunu, yapılan ödemenin borç ödemesi olup geri istenemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının takip borçlusu olmadığı, haciz işleminden zarar gören 3. kişinin icra mahkemesinde istihkak davası açarak hacizleri kaldırma imkanı olduğu, borcu rızaen ödediği gerekçesiyle İİK 72. maddesine göre istirdat davası açma hakkı olmadığından davanın aktif husumet ehliyeti yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 19/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy