MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı tarafından davacı aleyhine senede dayalı olarak takip başlatıldığını, takibe konu senedin teminat amaçlı olarak işe girerken boş olarak verildiğini, davalı ile aralarında ticari ilişki bulunmadığını belirterek borçlu bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili, davacının iddialarının yersiz olduğunu, senedin teminat senedi olduğunun ispatı gerektiğini, senedin diğer davalı şirketten ciro aldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı ... Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan delillere göre; davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Menfi tespit davasına konu olan icra takibi kambiyo senedine istinaden başlatıldığından ve takip dayanağı bono kambiyo vasfında olduğundan görevli mahkeme TTK’nun 4. maddesi uyarınca Ticaret Mahkemeleridir. Mahkemece görev yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.