MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük. Mah.Sıf.)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili , davalı banka tarafından dava dışı ... kullandırılan kredide davacının da kefilliği bulunduğu iddiasıyla hakkında ... . İcra Müdürlüğü'nün 2010/7698 esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını ve borcun davacıdan tahsil edildiğini ancak davacının sözü edilen takibe dayanak kredi sözleşmesinde herhangi bir kefaleti bulunmadığını ve bu nedenle aleyhine yapılan takibin yasal dayanağı olmadığını ileri sürerek tahsil edilen toplam 11.406,13-TL'nin tahsil tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınmasına ve davalının bu miktar üzerinden %40 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, banka ile dava dışı ... arasında 21/01/2002 tarihinde bankacılık hizmet sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile bağlantılı olarak düzenlenen garanti sözleşmesinin de davacı tarafından imzalandığını,asıl borçlunun kredi borcunu ödememesi üzerine borçlu ve kefile ihtarname gönderildiğini ve ... . İcra Müdürlüğünün 2010/7698 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibin kesinleşmesi üzerine davacının maaşından kesintiler yapıldığını, davacının garanti veren olarak imzaladığı garanti sözleşmesinde yer alan hükümlere göre dava dışı kredi kullanan ... tüm borçlarını davalı bankaya karşı taahhüt etmiş olmakla borcun tamamından sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda dosyaya sunulan kayıt ve belgelerde davalı bankanın dava dışı 3. kişi ... tüketici kredisi verdiği, davacının garantör yani kefil olarak imzasının alındığı, fakat sözleşmede açıkça kefalet miktarının belirtilmediğinin anlaşıldığı, buna göre kefillik yönünden kanunun aradığı şartlarda yapılan bir sözleşme söz konusu olmadığından geçerli bir kefaletten söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ,hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm,davalı aşağıda belirtilen bent kapsamı dışında yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine ,
2-Davalı banka 696 sayılı KHK'ye göre yargılama harçlarından muaf tutulmuştur. Bu durumda davalı banka aleyhine harca hükmedilemeyeceğinden hükmün bozulması gerekmiş ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte belirtilen nedenlerle davacının tüm, davalının (2) nolu bentte belirtilen dışındaki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen nedenlerle hüküm fıkrasının 4.satırındaki 2 nolu bendin ''Alınması gerekli 779,15-TL harç olup ,peşin alınan 194,80-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına ''cümlesinin çıkartılarak hükmün düzeltilmiş haliyle ONANMASINA, peşin harçların istek halinde temyiz eden taraflara iadesine,18.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.