MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının davacı aleyhine bireysel bankacılık hizmetleri sözleşmesi nedeniyle icra takibi başlattığını, davacının söz konusu sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladığını ancak sözleşmede kefilin sorumlu olacağı azami miktar ve kefalet tarihinin yer almadığını, sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürerek, davacının icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile takibin davacı açısından iptaline ve %20 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında imzalanan bila tarihli bankacılık hizmetleri sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, ancak sözleşme ve başvuru formunda kefalet limiti, kredi kartı limiti yer almadığından kefil olan davacının sözleşmeden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, takibin davacı yönünden iptaline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 09/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy